www.uyan.de


www.uyan.net

"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sloganını ülkenin her yerinde görebiliyorsunuz. Altında M. K. Atatürk yazılı. Deniz Gezmiş'le birlikte Ankara Siyasal Bilgiler fakültesindeki dört konuşmacıdan biri İlhan Selçuk idi ve diyordu ki; eğer iki kere iki dört eder lafını Pentagon söylemişse doğru, Şule Yüksel Şenler bacımız söylemişse fevkalade, Necip Fazıl Kısakürek söylemişse eh. Amma bunu Lenin söylemişse muhafazanallah, Engels söylemişse neüzibillah, Karl Marx söylemişse dostlar başına. Sözün doğruluğunun önemi yok, illede kimin söylediği...

ANASAYFA

HABERLER

YAZARLAR

POLİTİKA

MAGAZİN

KÜLTÜR-SANAT

BİLDİRİLER

BİLGİ HAZİNESİ

TANITIM

TARİHİ

FOTOGRAFLAR

 



Rakamlarla oynayarak ekonomideki kötü gidişi değiştiremezsiniz

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) makroekonomik göstergeler üzerinde yaptığı ayarlamalarla ekonomideki gelişmeleri olduğundan farklı gösterme çabası Türkiye’yi uluslararası ekonomi kamuoyunda gülünç duruma düşürüyor. AKP bu hileye sıklıkla başvuruyor ve iktidarın kısa süreli çıkarları uğruna kurumun itibarını yitirmesine de neden oluyor. Kurumların kalıcı, hükümetlerin geçici olduğunu idrak edemeyen bürokrasi toplumu yanıltarak suç işliyor. 

Büyüme rakamlarının olduğundan farklı gösterilmesine rağmen, son çeyrekteki negatif büyüme rakamları gizlenemez bir gerçek olarak ortada duruyor. TÜİK, geçmişe yönelik büyüme rakamlarını değiştirmenin ötesinde, tasarruf oranlarını da hayali bir noktaya çıkararak Türkiye’nin en büyük sorunu olan tasarruf açığını çözmüş olduğunu sanıyor. 

Açıklanan rakamlara karşı duyulan güvensizlik sadece konunun uzmanları tarafından değil, günlük hayatın içinde de hissediliyor. TÜİK’in enflasyon rakamları sokaktaki fiyat artışlarına, hayat pahalılığına yaklaşmıyor; işsizlik rakamları yaşanan işsizliği açıklayamıyor; yoksulluk verileri ise diğer hiçbir yoksulluk çalışmasıyla örtüşmüyor. 

Tüm bu akıl dışılığın nedeni, hükümetin giderek sıkıştığı ekonomi alanında kurnazlıklara başvurarak bir çıkış yolu düşlemesidir. Borçların sürdürülebilirliği için Türkiye’nin hızla tükenen kredibilitesini uluslararası alanda yükseltme çabasıyla akla hayale gelmez işler peşinde koşan hükümet, içeride dolar ve faize karşı savaş açtığını dile getirip, dışarıda zavallı bir pozisyona sürüklenmeyi içine sindirebiliyor. 

Ekonomide krizin çözümü siyasetin demokratikleşmesiyle mümkün olabilecektir. Bu tür kurnazlık ve yalan üzerinden hareketle yaşanan kriz koşullarının saklanmaya çalışılmasının kimseye bir faydası dokunmayacaktır. Bu tutum mevcut sorunları daha da büyütecektir. 

Hükümet bir an önce ‘tek adam yönetimi’ dayatmasına tutsak edilen toplumu ve ekonomiyi bu sarmaldan çıkaracak adımları atmalıdır. Bu konudaki dirayetsizliğin bedelinin çok ağır olacağını bugüne kadar yaşanan birçok olayda gördük.

Demokratik siyaset alanında bir an önce zaruri hale gelmiş adımların atılması konusunda uyarımızı yineliyoruz. Başta tutsak edilen Eş Genel Başkanlarımız, milletvekillerimiz ve tüm siyasetçilerin serbest bırakılması, OHAL’e ve bu süreçte yaşanan hukuk dışı hak ihlallerine son verilmesi ve Türkiye’yi bir karanlığa sürükleyecek AKP-MHP Anayasa değişikliği hevesinden dönülmesi gerekliliğini hükümete ve Parlamento’daki partilere bir kez daha hatırlatıyoruz. 

Sezai Temelli

HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı

Tek kişi diktatörlüğüne götüren AKAPE, MHAPE faşizan cephesinin anayasa değişiklik tasarısı tamam

"Kriz olmamasının tek nedeni AK Parti iktidarı"

Şu anda yaşanan tabloda Türkiye'de bir hükümet sistemi krizi olmaması iktidarda tek partinin, AK Parti'nin olmasından dolayı. Koalisyonların hala mümkün olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bir çatışmanın bir rejim krizi haline dönüşmesi risk alanı olarak önümüzde duruyor.

Yürütmede doğrudan tek başlı iradenin hakim olması ihtiyacının zaruri olduğu ortaya çıkmıştır. Yasamanın, yürütmenin güçlendiği, kuvvetler ayrılığının sağlandığı bir değişiklikler yapacağız. Yaklaşık 70 maddede kaldırılması veya değiştirilmesi gereken ibareleri çözdük. Toplamda 21 maddelik anayasa değişikliği teklifini TBMM Başkanlığı'na sunduk.
Çok yoğun çalışmalar yaptık.

"Seçilme yaşını 18'e indiriyoruz"

Bu metin bir uzlaşı metnidir. Özellikle 15 Temmuz sonrasında milletin siyasetten beklediği ödevi yapma misyonudur. Bu metinde gençlerin anayasası diyebileceğimiz bir anayasa var. Seçilme yaşını 18'e indiriyoruz. Güçlü yasama ve yürütme dedik.

"CHP'nin mutabık kaldığı 7 maddeyi de buraya koyduk"

Mini anayasada CHP'nin de mutabık kaldığı 7 maddeyi de buraya koyduk. Askeri ve sivil yargı farkını ortadan kaldırmak yeni bir gelişmedir. HSYK konusunda mutabakat gerçekleştirdik. Kürsü seçimini kaldırarak yargıdaki kamplaşmayı ortadan kaldırarak Meclis'e seçme imkanı getirdik. Meclis'i güçlendirdik. Ayrıntıları her zaman konuşacağız, bu her iki partinin de ortak uzlaşı metnidir. Beraber bu taşın altına elimizi koyduk. Ben sayın Mehmet Parsak'a da teşekkür ediyorum.

Anayasa değişikliği teklifi, "Cumhurbaşkanı seçilen kişinin, varsa siyasi partisi ile ilişiği kesilir" ifadesinin kaldırılmasını öngörüyor. Teklifle TBMM'nin denetim yollarında 'gensoru' ve 'meclis soruşturması' yetkilerinin kaldırılması ve partili cumhurbaşkanının iki yardımcısının olması öngörülüyor. Görev süresi 5+5 olarak düzenlenen Cumhurbaşkanlığı için 'doğuştan' Türk vatandaşlığı olma şartı öngören değişiklik teklifinde seçilme yaşının 25'ten 18'e indiriliyor. Teklif, yedek milletvekilliği düzenlemesini de öngörüyor.

Teklif ne getiriyor?
Devlet yönetimini adeta tek adama bağlayan anayasa teklifi şunları getiriyor:
>> Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olacak ve başbakanlık kalkacak.
>> Mevcut Anayasa’daki “Cumhurbaşkanı seçilen kişinin, varsa siyasi partisi ile ilişiği kesilir” ifadesi kaldırılıyor.
>>Cumhurbaşkanı üyeliği bulunan partinin genel başkanı da seçilebiliyor.
>>Cumhurbaşkanı, yardımcılarını ve bakanları atayıp görevden alabiliyor. Atanan cumhurbaşkanı ve bakanları varsa Meclis’e ilişiği kesiliyor.
>> Partili cumhurbaşkanının iki cumhurbaşkanı yardımcısının olması öngörülüyor.
>>Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilat yapılarının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi isteniyor.
>> Cumhurbaşkanına Meclis’i fesih yetkisi veriliyor, bu durumda kendi görevi de sona eriyor.
>> Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebiliyor. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tam sayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebiliyor. Kurulacak komisyonda yapılacak soruşturma sonunda meclis oylamasına gidiliyor. Üye sayısının 3'te 2'sinin evet demesi durumunda Cumhurbaşkanı Yüce Divan'a sevk ediliyor.
>>Hakkında soruşturma kararı bulunan Cumhurbaşkanı seçim kararı alamıyor. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona eriyor.
>>Kanun teklif etme yetkisi milletvekilinde. Ancak, cumhurbaşkanına istisna olarak, bütçe kanununu hazırlama, sunma yetkisi ve görevi veriliyor. Bütçe, Meclisin onayıyla kabul ediliyor.
>> Cumhurbaşkanına olağanüstü hal ilan etme yetkisi veriliyor. İlan edilen OHAL’i gerekli görülen hallerde kısaltma, uzatma, kaldırma yetkisi TBMM’ye veriliyor.
>> Üst düzey kamu görevlilerinin atanması usulleri cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belirleniyor.
>>Cumhurbaşkanına kamu tüzel kişiliği kurma görevi veriliyor.
>> Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliklerine dair mevcut Anayasa’daki hükümler korunurken, “Türk vatandaşı” olması ibaresi, “Doğuştan Türk vatandaşı” olması şeklinde değiştiriliyor.
>> Cumhurbaşkanlığı’na TBMM’deki siyasi parti grupları, son genel seçimlerde yüzde 5 oy almış siyasi partiler, en az yüz bin seçmenin aday gösterebilmesi öngörülüyor.
>> Mevcut Anayasa’da 550 olarak öngörülen milletvekili sayısı 600’e çıkarılıyor.
>> Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürülüyor.
>>4 yılda bir yapılan TBMM seçimleri ile 5 yılda bir yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birleştirilerek 5 yılda bir aynı gün yapılması öngörülüyor.
>> Savaş sebebiyle TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir yıl ertelenebiliyor ve bu işlem tekrarlanabiliyor.
>> TBMM’de herhangi bir milletvekilliği koltuğunun boşalması halinde aynı partiden sıradaki ‘yedek milletvekili’nin boşalan koltuğa getirilmesi öngörülüyor.
>> TBMM’nin Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetleme yetkisi elinden alınıyor.
>> TBMM’nin en önemli denetim mekanizmalarından gensoru ve Meclis soruşturması yetkileri kaldırılıyor.
>>Anayasa’nın “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır” hükmüne “ve tarafsız” ifadesi ekleniyor.
>> Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kaldırılıyor.
>>HSYK üye sayısı 22'den 12'ye düşürülüyor. Yarısının Meclis tarafından seçilecek. Diğer üyeleri ise Cumhurbaşkanı atayacak.
>> Jandarma Genel Komutanlığı MGK’dan çıkacak.

Teklifin içeriği AKP'li Abdülhamit Gül ve MHP'li Mehmet Pursaktarafından ortak basın toplantısıyla paylaştığı teklifte 21 madde bulunuyor.


Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, son 20 yılda 1 milyon kişinin işkence gördüğünün kayıtlara geçtiğini söylüyor.

          J 6, 2 - 68159 Mannheim - Tel.   +49  (0) 621-15 12 12  - Fax +49 (0) 621-29 18 50

Mail.gif Kontakt:  uyan@uyan.de

Copyright © 2000 Cumali UYAN, Stand: 01. April 2002